PFSA25

KODUYLA %25 YENİ YIL İNDİRİMİNDEN YARARLANMAK İÇİN

Gün
Saat
Dakika
Saniye

Haftalık Galatasaray Takım Analizi – 17. Hafta: Kayserispor – Galatasaray (Cemil Tekin)

Galatasaray için Fenerbahçe’nin Eyüpspor karşısında puan kaybetmesi sonrasında Kayserispor deplasmanının önemi daha da artmıştı. Alınacak bir 3 puan, ligi 16. haftada belki de ilk kez 8 puanlık bir fark derecesinde kopma noktasına getirecekti. Son 3 Kayserispor deplasmanında Galatasaray’ın galibiyet çıkaramaması, Kayserispor’un zorlu günler geçirmesi ve olası rehavet ihtimali gibi doneler, maçın zor geçebileceği yönündeydi.

Galatasaray yine oyunun genelinde Jakobs’un Kaan’a göre kısmen daha yükseğe yerleşip hücuma katıldığı bir dörtlü savunma anlayışıyla maça başladı. Galatasaray 2. Dakikada gelen penaltı golü ile öne geçse de golden sonra oyuna hükmetmeyi ve istediği oyunu oynamayı başaramadı. İlk 45 dakika özelinde bunun bazı nedenleri var elbette.

Galatasaray’ın ilk 45 dakikadaki vasat performansının nedenlerinden birisi Kayserispor’un risk alarak Galatasaray’ı üçüncü bölgede 6 oyuncu ile karşılamayı seçmesiydi. Top Galatasaray stoperlerine geldiği anda Kayserispor, Bahoken’in yanında Cardoso’yu konumlandırarak stoperlerin savunmadan rahat top çıkarmasını önlemeyi, Galatasaray ikinci bölgeye geçtiği anda da geride daralan dörtlü blok ile Sara ve Torreira’yı stoperlerin kadrajına sokmamayı ve top kullanmalarını engellemeyi amaçladı. Kayserispor’un bu planı ve baskı şemasını doğru uygulaması, Galatasaray’ın oyununun birinci ve ikinci bölge arasında tıkanmasına, Torreira ve Sara’ya yapılan baskı sonrası gelen top kayıpları nedeniyle Yunus veya Mertens’in merkezde +1 oyuncu olarak topla buluşamamasına neden oldu. Mertens’in ilk yarı bittiğinde isabetli pas sayısı sadece dörttü. Hal böyle olunca Galatasaray ikinci bölgeden üçüncü bölgeye ister istemez transit şekilde sık sık uzun paslarla geçmeye çalıştı.

Kayserispor’un ikinci ve üçüncü bölgedeki başarılı karşılama şemasının Galatasaray’ın oyununu birinci ve ikinci bölge arasında nasıl sıkıştırdığını pas örgüsüne bakarak anlayabiliriz diye düşünüyorum. Sara ve Torreira’nın rahat top kullanamaması ile Mertens’in mevcut baskıda sık sık top kaybı yapması Galatasaray’ın rakipleri sürklase eden oyununu sekteye uğrattı. 

İlk yarı bittiğinde Kayserispor’un isabetli pas sayısı 126, Galatasaray’ın isabetli pas sayısı ise 104’tü. Bu sayı, Galatasaray’ın bu sezon Anadolu kulüplerine karşı oynadığı maçların ilk yarısında ilk kez rakibinden daha az sayıda isabetli pas yapması anlamına geliyordu. Özellikle golden sonra merkezde kaybedilen toplar ile Sara ve Torreira’nın görmeye alışık olduğumuz sahipsiz top kazanma konusunda başarısız olmaları temel faktörlerdi. Bu durum haliyle Galatasaray’ın ilk 45 dakikada oyuna hükmedememesine ve rakip üzerinde belirgin bir baskı kuramamasına neden olsa da Galatasaray ilk yarıyı 2-1 önde kapatmayı bildi.

İkinci 45 dakikada ise Kayserispor’un düşen ritmi, Sara ve Torreira’nın daha rahat pas opsiyonu olmasını sağladı. Bunu takiben Yunus ve Mertens’in merkezde +1 oyuncu olarak Kayserispor blokları arasında topla buluşabilmesi Galatasaray’ın vitesi fazla arttırmadan sonuca gitmesini sağladı. Bu noktada Yunus Akgün’e ayrı bir parantez açmamız şart diye düşünüyorum. Son yıllarda Kerem ve Barış Alper ile birlikte yerli oyuncuların çıkış yaptığı ve oyuna büyük katkılar verdiği Galatasaray’da artık sahne onun. Altyapısından yetiştiği kulüpte, ilk kez başrol olduğu sezonda muazzam işlere imza atıyor. Özellikle Maresca’nın onu merkezde sık sık kullanması yeteneklerini başka bir boyuta taşımasını sağladı. Okan Buruk’un da bundan ilham alarak Yunus’u kanattan merkezleşebilen bir oyuncu haline getirmesi önemli bir teknik direktör dokunuşu. Kerem’in ayrılışından sonra takım içinde oyuna ve skora katkı noktasında Yunus’un üstlendiği rol çok kıymetli. İşin teknik boyutunda ise dripling becerisi, dripling esnasındaki adımlamaları ile topa hükmedebilmesi ve manevra kabiliyeti onu rakipleri merkezden delebilmek konusunda giderek çok kıymetli bir iç koridor oyuncusu olma noktasına götürüyor diye düşünüyorum. Attığı goldeki driplingi ve yaptığı asistteki merkez deliciliği ile topu tam zamanında ayağından çıkarması, Yunus’un geldiği bu noktada asla tesadüf değil.

Kayserispor maçı özelinde değinmek istediğim son nokta Galatasaray’ın verdiği pozisyonlar ile ilgili. Bu noktada özellikle Galatasaray savunma hattının sol iç koridorunda bazı sıkıntılar olduğu son haftalarda bariz şekilde göze çarpıyor. Bunda Abdülkerim’in görece bazı hücum oyuncularına göre ağır kalıyor olması etkili olsa da üçlüden tekrar dörtlüye geçişin de bir problem yarattığı fikrindeyim. Zira üçlüde Abdülkerim sol kanat bek oyuncusu ile takım savunması anlamında daha iyi işlere imza atıp daha rahat kademe müdahaleleri yapabilirken 2 haftadır ciddi şekilde aksadığını gözlemliyoruz. Kayserispor’un Galatasaray’ın sol kanadından yaptığı atak aksiyonlarında 0.52 xG üretmesi de bunun bir kanıtı diye düşünüyorum. Ancak devre arasında yapılacak stoper transferi ve Jakobs’un da form tutması ile Okan Buruk’un tekrar salt bir üçlü savunma anlayışına döneceği fikrindeyim. Bu formasyona uygun oyuncuların takıma katılması Galatasaray’ın oyununu daha da yukarı çekecek ve takım savunmasında kompaktlığı sağlayacaktır.

Galatasaray, ilk yarısında vasat diyebileceğimiz bir futbol ortaya koymasına rağmen ikinci yarıda vitesi birazcık yükseltmesiyle Kayseri deplasmanından 3 puanla dönmeyi başardı. Vitesi fazla yükseltmeden diyerek bahsettiğim bu olgu, aslında Galatasaray’ın bir anlamda ne kadar güçlü bir saha içi oyunu olduğunun kanıtı niteliğinde. Özellikle bek ve kanat mevkilerindeki dar rotasyona rağmen Okan Buruk, elindeki oyunculardan ne istemesi gerektiğini çok iyi biliyor. Formasyon ve oyun planı zaman zaman değişse de oyuncularını farklı rollerde kullanarak o rollerde neler verebileceklerinin ve onlardan neler isteyebileceğinin bilinciyle ligi sürklase etmeye devam ediyor.

 

Cemil Tekin



Bu Yazıyı Paylaşabilirsin!

X
WhatsApp
LinkedIn
Telegram
Facebook

Diğer Yazılarımız

PFSA İLE FUTBOL KARİYERİNE BAŞLA

Futbolda scouting eğitimlerinde dünya devi olan PFSA’nın kursları ile futbol kariyerinizde emin adımlarla yükselin!

BİLGİ ALMAK İÇİN: